12 Mart 2012 Pazartesi

John Lennon

imagine

imagine there's no heaven,
it's easy if you try,
no hell, below us,
above us only sky,
imagine all the people
living for today...

imagine there's no countries,
it isn't hard to do,
nothing to kill or die for,
no religion too,
imagine all the people
living life in peace...

you may say i'm a dreamer,
but im not the only one,
i hope some day you'll join us,
and the world will live as one.

imagine no possessions,
i wonder if you can,
no need for greed or hunger,
a brotherhood of man,
imagine all the people
sharing all the world...

you may say i'm a dreamer,
but im not the only one,
i hope some day you'll join us,
and the world will live as one

hayal et cennetin olmadığını 
denersen kolaydır
cehennem yok altımızda
üstümüzde ise
sadece gökyüzü
tüm insanların
bugün için yaşadığını
hayal et

hayal et ülkelerin olmadığını
o kadar zor değil bu
uğruna öldürecek ya da 
ölecek bir şey yok
ve din de yok tabii
tüm insanların
barış içinde yaşadığını
hayal et

hayalci diyebilirsin bana
oysa yalnız değilim ben
umarım bir gün sen de 
katılırsın bize
ve bir bütün olur dünya

hayal et malın mülkün
olmadığını
merak ediyorum
yapabilir misin 
ne açlık var ne aç gözlülük
insanların hepsi kardeş
tüm insanların
tüm dünyayı paylaştığını
hayal et. 



working class hero

As soon as you're born they make you feel small
By giving you no time instead of it all
Till the pain is so big you feel nothing at all
A working class hero is something to be

They hurt you at home and they hit you at school
They hate you if you're clever and they despise a fool
Till you're so fucking crazy you can't follow their rules
A working class hero is something to be

When they've tortured and scared you for twenty-odd years
Then they expect you to pick a career
When you can't really function you're so full of fear
A working class hero is something to be

Keep you doped with religion and sex and TV
And you think you're so clever and classless and free
But you're still fucking peasants as far as I can see
A working class hero is something to be

There's room at the top they're telling you still
But first you must learn how to smile as you kill
If you want to be like the folks on the hill

A working class hero is something to be
If you want to be a hero well just follow me

daha hiç zaman tanımadan
doğduğun anda küçücük sandırırlar sana kendini
acı artık hissedilemez hale gelene kadar büyünceye dek
işçi sınıfı kahramanı olunmalı

evde itilir kakılırsın, okulda döverler
eğer zekiysen senden nefret ederler aptalsan da aşağılarlar,
işçi sınıfı kahramanı olunmalı

ta ki öfkeden kudurup onların kurallarına uyamaz hale gelene kadar
yirmi küsur yıl boyunca sana işkence edip korkuttuktan sonra 
daha korkudan doğru dürüst yaşamayı beceremezken
kendine bir meslek edinmeni beklerler
işçi sınıfı kahramanı olunmalı

seni din, seks ve televizyonla uyuşmuş halde tutarlar
böylece kendini son derece zeki, sınıf çelişkilerinden bağımsız ve özgür hissedersin
ama gördüğüm kadarı ile aptal bir köylüden başka bişey değilsin.
işçi sınıfı kahramanı olunmalı

tepede hala boş yer olduğunu söylüyorlar
ama eğer yukardaki efendiler gibi olmak istiyorsan
önce öldürürken gülümsemeyi öğrenmen gerekiyormuş
işçi sınıfı kahramanı olunmalı
eğer bir kahraman olmak istersen eğer tamam hadi gel benle

10 Mart 2012 Cumartesi

Kimbra - Plain Gold Ring


bitsin dedik - Attila İlhan

bitsin dedik bitmedi beklemek
İşte gece rüzgarlı gece
işte bulutlar almış başını gidiyor
yine bensiz dans edeceksin demek

müzik sen sahnede sahne rüzgarda
gözlerin gözlerin uzaklarda
ben kimim yağmurlar içinde mahzun
nerde saadetimiz nerde sarmaşıklı ev
nerde her akşamki kemanı komşumuzun
ya sen nerdesin nerdesin

işte rüzgar işte sonbahar yıldızları
işte kalbim işte şiirlerim
sen gelsen elini alnıma koysan
saçlarını öpsem
ağlasam

alp'in defteri - küçük iskender

bir organ nakli gibi sevmiştim seni
çürük gözlerine bağışlanan ellerim
yırtık dudaklarına bağışlanan şiirlerim
darmadağın kadınların darmadağın ettiği erkekler gibi
çok tehlikeli bir sırrı saklar gibi sevmiştim seni!

çok eskimiş bir aşkın hatırlanması
sevgilinin resmi karşısında çocuksu bir iç kanaması
aslında işin açıkçası
rüzgarın fırtınaya dönüşmesi gibi
fırtınanın camı çerçeveyi indirmesi gibi
hayatına yönelik bombalı bir saldırı gibi
geriye çekilirken herkesi öldürmek gibi sevmiştim seni!

ruhum kan kaybederken nasıl tutarım seni şimdi bir deniz gibi!
neticesi olmayan herhangi bir sebep gibi
ortalık yerde durup dururken sevmiştim seni!

atlara kalırsa çoktan kaybettik savaşı!
mızraklar kırıldı, kalkanlar delindi, ganimetler paylaşıldı!
kasaba meydanında birbirini dövmekten yorulan iki kovboy gibi
bir tabancayla tetiği gibi
bir tabancanın kabzasıyla ibiği gibi
kendisinden farklı, kendisinden ayrı
bir silahın şarjöründe tanışan iki soğuk mermi gibi
aynı bedene sıkılacak iki el kurşun gibi
katille kurban arasında o birkaç saniyelik telaşta sevmiştim seni!

7 Mart 2012 Çarşamba

Karapaks - Al Beni


al beni al beni götür uzaklara
al beni al beni uçur yukarılara
biliyorum sen de farkındasın çok zor
gözlerin yalan söylemiyor
al beni al beni...elinin çizgisinden
al beni al beni gözlerinin denizine
biliyorum sen de farkındasın çok zor
gözlerin yalan söylemiyor
al beni al beni...derinin altına
al beni al beni iki deniz arasına
biliyorum sen de farkındasın çok zor
gözlerin yalan söylemiyor
al beni al beni...

26 Şubat 2012 Pazar

Birsen Tezer - İstanbul

Beş dakikada bir motorunun acelesine inat
Biniyorum meçhule
Ardımda martılar telaş

Bırakıp gitmek var
Şimdi seni yarim
Dört yan ezan
Vapur vapur boğaz

Sesim binlerce binlerce
Gözüm bugün
Gözlerin istanbul
İstanbul gözlerin bugün
Gözlerin istanbul
İstanbul yüzün bugün

Beş dakikada bir motorunun acelesine inat
Biniyorum meçhule
Ardımda martılar telaş

Bırakıp gitmek var
Şimdi seni yarim
Dört yan ezan
Vapur vapur boğaz

Gözlerin bu kadar mı
Bu kadar mı iki hüzün
Ellerin istanbul
İstanbul ellerin bugün
Ellerin istanbul
İstanbul hüzün bugün



25 Şubat 2012 Cumartesi

Young the Giant - Cough Syrup


life's too short to even care at all
i'm losing my mind losing my mind losing control

24 Ocak 2012 Salı

Tanju Okan – Koy Koy Koy

Tanju Okan - Koy Koy Koy

değişmez sorumuz
nedir ki sonumuz
toprak değil mi erkeni geçi
aldırma sen doldur be meyhaneci



çok ülkeler gördüm
çok diyarlar gezdim
öğrendim alemin sırrı nedir
dünyanın merkezi bu meyhanedir



ölürsün dediler
dün içirmediler
sanki sarhoş oldum bilmem neden
çıkmam tövbe bir daha meyhaneden

20 Ocak 2012 Cuma

evet evet
doğrusu bilmiyorum
dalıp dalıp gidiyorum böyle
dalıp gidiyorum ve dalgınlığımda bir kent
bir duvar, bir de sen, duruşunda güz özellikleri
dostlar, bütün dostlar içerde.

bir kent mi, bir yüz mü, binlerce yüz mü, bir kent mi
beyaz mı, daha mı beyaz, o kadar çok mu beyaz
bütün bunları kendime bir adres gibi sorup
hüznüme, kalbime, soğuğuma
gelecekten arta kalan bir mutluyum.

ben gelecekten korka korka dönen bir mutluyum
dünyanın bu küçük sesini işit
bak, bir dalı, bir örtüyü, bir denizi tutan ellerime
nanelerden, ıtırlardan, ıhlamurlardan gelen
anlayamadığın sevgililik
var ya
yani uzaktan yüzünü bile seçemediğin birinin
adı en sevdiğin şairin adıyken.

soruyorsun bir de
gülüyorsun, gül ya, neden gülmeyeceksin
ağlayacaksan ağla işte
bir gülüp bir ağlayacaksan böyle sen
soyulmuş bir dilim ayva yetişiyor gözlerime
kaynamış suda pembeleşirken.
kederlerde bütün yüzler birleşir
ve unutma gereklidir

bir başka bakışında da gökyüzleri vardır, düz
kuş sürüleri vardır, eğri
bir sana bir ayak bileklerine bakanların dünyası da vardır ki
ister kıyıları çekine çekine döven sulara benzet
ister ağır ağır yanan yaprak kümelerine
anlıyor musun
anlıyorsun elbette
ne yaparsan yap yürürlüktedir yetinmezlik.

maviyi soruyordun, gözlerimden yüzüme yayılan maviyi mi
bir renk değildir mavi huydur bende
ve benim yetinmezliğimdir
ve herkesin yetinmezliğidir belki
denecektir ki bir süre
ve denenecektir
bir akşamüstünü düşünmek bir akşamüstünü düşünmekten başka nedir ki.

gelecekten utanarak dönen bir sevinçliyim
ya sizler
ey sırasını beklemeden gelen akşamüstleri.


Edip Cansever
"herşeyden biraz kalır" diyordu hayat.kavanozda biraz kahve, kutuda bir kaç sigara, insanda biraz acı.


Turgut Uyar

19 Ocak 2012 Perşembe

Tori Amos, PJ Harvey, Björk, Massive Attack Mashup

Mükemmel olmuş....


PJ Harvey - Down By The Water
Tori Amos - Silent All these Years
Björk- Cover Me
Massive Attack - Dissolved Girl

18 Ocak 2012 Çarşamba

“Bir kelimeye, bin anlam yüklediğim zaman, sana sesleneceğim…”

                                                                                                   Özdemir Asaf
"Ne zaman bu şehirden kaçıp gitme isteği gelse, bir köşeye oturup geçmesini bekliyorum. Gidersem dönmem çünkü, biliyorum."
Cemal Süreya

15 Ocak 2012 Pazar


Aşar bizi ömrün boyu dalgalar gibi, boğuşmak zor cebimizde taşlarla.
Fırlatıp atmaktansa, ağırlığıyla batsak ya, ikimiz de cebimizde taşlarla.

Benden iyi, benden uzak
bir yer bulamam.
Ne kadar yoksam o kadar iyi
ama görünmez olamam.

bu kabuslar yeni başladı
yoktu daha önce
yeni rüya görmek istemem burdan gelir
bu yağmurlar düşer beton gibi
çöker üstüme

Üzgünüm eskisi gibi değil lunapark .


hiç gitmemiş gibi ışıklar ama...

Olduysa olan olur olmayaydı iyiydi..
"Vazgeçtim bu dünyadan, dünyamdan geçtim ama, seni yalnız komak var, o koyuyor adama."

14 Ocak 2012 Cumartesi

Jülide Özçelik





pamuk şekerdi sanki tertemiz o güzel bulutlar
çocukken renkli balonlar gibiydi tüm umutlar




gönül dağı yağmur boran olunca
akar canözüme sel gizli gizli
bir tenhada can cananı bulunca
sinemi yaralar, dil gizli gizli

dost elinden gel olmazsa varılmaz
rızasız bahçenin gülü derilmez
kalpten kalbe bir yol vardır görülmez
gönülden gönüle gider, yol gizli gizli

seher vakti garip bülbül öterken
kirpiklerin ok ok, cana batarken
cümle alem uykusunda yatarken
kimseler görmeden, gel gizli gizli


sevda dipsiz bir köy kuyu
düşersen bir daha çıkamazsın
zaman bak akıp geçiyor
ne yapsan bunu durduramazsın


bugün neden gelmedin
burası bomboş sensiz
bugün neden gelmedin
yalnızca hayalin kaldı bende

sen şimdi benden habersiz uzaklarda
yollarımız belki kesişmez asla
oysa gelseydin bu akşam gün battığında
bir umut vardı ama gelmedin..

bir gün elbet,
sen ve ben
buluşuruz bir deniz kıyısında
belki de yıllar sonra rastlarım sana
mehtaplı bir yaz akşamında

ama bugün neden gelmedin
bugün neden gelmedin
yalnızca hayalin kaldı bende
bugün neden gelmedin..

I was feeling sad
Can't help looking back

Set Fire To The Rain



I let it fall, my heart
And as it fell, you rose to claim it
It was dark and I was over
Until you kissed my lips and you saved me

My hands, they're strong
But my knees were far too weak
To stand in your arms
Without falling to your feet

But there's a side to you that I never knew, never knew
All the things you'd say, they were never true, never true
And the games you play, you would always win, always win

But I set fire to the rain
Watched it pour as I touched your face
Let it burn while I cry
'Cause I heard it screaming out your name, your name

When laying with you
I could stay there, close my eyes
Feel you here, forever
You and me together, nothing is better

'Cause there's a side to you that I never knew, never knew
All the things you'd say, they were never true, never true
And the games you'd play, you would always win, always win

But I set fire to the rain
Watched it pour as I touched your face
Let it burn while I cried
'Cause I heard it screaming out your name, your name

I set fire to the rain
And I threw us into the flames
Where I felt somethin' die, 'cause I knew that
That was the last time, the last time

Sometimes I wake up by the door
Now that you've gone, must be waiting for you
Even now when it's already over
I can't help myself from looking for you

I set fire to the rain
Watched it pour as I touched your face
Let it burn while I cried
'Cause I heard it screaming out your name, your name

I set fire to the rain
And I threw us into the flames
Where I felt somethin' die
'Cause I knew that that was the last time, the last time, oh

Oh, no
Let it burn, oh
Let it burn
Let it burn



"çay bardağında 
bırakılan dudak payı 
kadar bile 
uzak kalamam 
gözlerine 


yakın olsun isterim 
ellerime ellerin 
yanındaki beton binaya 
yaslanması gibi 
köhne bir evin 


seni bir çivi 
gibi çaktım 
çünkü beynime 
ve toplayıp 
bütün kerpetenleri 
attım denize"

"beni hangi urganla bağladın gözlerine
beni hangi ırmağa karıştırdın yeniden
senden kopamıyorum gözlerin var oldukça
sensiz yapamıyorum yüzün bahar oldukça
gözlerine baktıkça duruluyor yüreğim
ölse de, gözlerinden soruluyor yüreğim
indirme kirpiğini; tutuşmasın kainat
nazar kıl; ferahlasın; kavruluyor yüreğim
sensiz küle dönerek savruluyor yüreğim"

13 Ocak 2012 Cuma

"sen değil misin gizli bir kıvılcım gibi göz bebeklerimde duran
umutsuzlandığım her akşam
senin rüzgârın almıyor mu uğultulu yorgunluğumu
yoksulluğun eşiğinde kapaklandığım zaman
ellerimden sımsıkı tutmuyor mu
senin
iyimserliğin"

5 Ocak 2012 Perşembe

Oda TV davası 8. Duruşmasında Ahmet Şık'ın savunması

Biliyoruz ki bu sorun hiç de yeni değil. Türkiye yargısı her zaman taraflıydı, her zaman siyasallaşmıştı. Çünkü her dönemde müesses nizamın sahibi kimse onun sözcüsü ve onun ideolojisinin güdümündeydi. Bugün yaşananlar da bundan ibarettir. İlginç olansa bu gerçekliğin herkesçe biliniyor olmasına rağmen en yetkili ağızlar hep aynı yalanı tekrarlıyor: “Yargı bağımsızdır.” Sonra da emir kipinde bir öğüt veriyorlar: “Yargıya güvenin!” [Ahmet Şık]






Ahmet Şık'ın savunmasının tam metni için buraya tıklayın.

2 Ocak 2012 Pazartesi

"Kimdi cesaretimi kıran,üstelik

Yeni serüvenlere hazırlarken kendimi

Sesimi cılız,rüzgarımı yelkensiz

Bulan kimdi, ki şimdi geniş zaman

Kipiyle düşürüyor gölgesini anılarıma

Ama kimdi adını bir kadına ödünç verip

Doruklara çekilen büyülü doruklara

Biz Asmin dedik ona,sevgilim,kadınım,

Anamdı belki, ama o çoktandır

Üç bin metrenin altına inmiyor artık




İçimde bir fil sezgisi,kopup gitmeliyim

Dağlara yazmalıyım aşkı ve ayrılıkları

Asminli düşler kurmalıyım ya da birisi

Karşılık bulmalı canımı yakan sorulara

Kim demiyorum kim olursa olsun




Boynu kırılan bir oyuncaksam hırçın

Bir çocuğun elinde, ki celladım

Gözlerimi de oymuştu fırlatıp atarken

Yine de özlüyorum onu, niyetçi

Tavşanlara dönerken beklediklerim




Aynı soruyu sormaktan, minör

Ağrılardan yoruldum,gitmeliyim buralardan

İçimde buharlaşan cıvayı soluyorum artık

Yoruldum yoruldum yoruldum

Gereklilik kipinde yaşamaktan."





Ahmet Telli

30 Aralık 2011 Cuma

Yeni Türkü - İmkansız



bir damla suydun, bir damla ateş 
bir görünür, kaybolup giderdin 
daim gönlümde, lakin gizlice 
gecelere gölge gibi açılsak seninle 

dünya uzak düş aleminde
durdursak zamanı pervasız gecelerde 
açılsak seninle 
dünya uzak düş aleminde 
sevişsek yakamoz misali denizlerde 

bakmaya doyamazdım 
sen bakıp da görmezdin 
ah davranabilseydim 
beni yakıp da gidemezdin 

gözler, gözlerin 
yangından bakışların 
hiçbir yerde bulunmazdı 
imkansızca aşıktım 

bir masum bakış 
bir masum ateş 
bir görünür, kaybolup giderdin 

daim gönlümde 
lakin gizlice 
gecelere gölge gibi açılsak seninle

dünya uzak düş aleminde
durdursak zamanı pervasız gecelerde 
açılsak seninle 
dünya uzak düş aleminde 
sevişsek yakamoz misali denizlerde 

bakmaya doyamazdım 
sen bakıp da görmezdin 
ah davranabilseydim 
beni yakıp da gidemezdin 

gözler, gözlerin 
yangından bakışların 
hiçbir yerde bulunmazdı 
imkansızca aşıktım 

şeytan, çekici hallerden bakışlardan 
kendi kendime sığmazdım 
imkansızca aşıktım

Ali Altay - Yalan



düşerken duramazsın
susarken anlatamazsın
belki de
ne bileyim ben

uzaksan duyamazsın
bıraksam bulamazsın
nerdeyim
biliyorum ben

yalan ne diyorsam ne duyduysam hep yalan
yalan kim ne dediyse ne duyduysan yalan

duramaz ki yanan
bulamaz ki arar
duruyorum ben

yalan ne diyorsam ne duyduysam hep yalan
yalan kim ne dediyse ne duyduysan yalan

bilirsen unutamazsın
aşikarı saklayamazsın
kimdeyim
arıyorum ben

solarsan açamazsın
kurursan damlayamazsın
belki de
kuruyorum ben

yalan ne diyorsam ne duyduysam hep yalan
yalan kim ne dediyse ne duyduysan yalan

duramaz ki yanan
bulamaz ki arar
duruyorum ben

yalan ne diyorsam ne duyduysan hep yalan
yalan kim ne dediyse ne duyduysan yalan

yalan

"siz öyledir diyorsunuz ya yalan
sevgiler gözyaşları söyleşiler
yaza sıcak güze soğuk deyişiniz
taşa sert toprağa yumuşak
duruşunuz yürüyüşünüz yalan

yoksa iyiyi severdiniz kötüyü sevmezdiniz
güzel olurdu çirkin olmazdı
gerçek olurdu uydurma olmazdı
kırgınlık duymazdınız bezginlik duymazdınız
boyun eğmezdiniz

siz öyledir diyorsunuz ya yalan"